nergizcankul 8 Takipçi | 6 Takip
Kategorilerim
<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<
Diğer İçeriklerim (245)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (8)

GÜLLERİN AĞLADIĞI SAATLER....!!!

2010-06-20 17:19:00

      GULLERİN AGLADİGİ SAAT Güllerin ağladığı bir saat vardır hani, Büyür o saatte yalnızlığı bahçelerin, Düşer korkusu kalbe yaklaşan gecelerin, Bir dev uzatır gökten o çirkin ellerini, Güllerin ağladığı bir saat vardır hani. Her şey o saatlerde merhametsiz ve soğuk, Gitgide uzaklaşır batan güneşle sesin, Bir bakarım ki benden en uzak çizgidesin, Başlar geceye doğru upuzun bir yolculuk, Her şey o saatlerde merhametsiz ve soğuk. Yüzünü hatırlatır gökyüzünde ne varsa, Gözlerin bu saatte kopkoyu elemlidir, Dudakların kimbilir şimdi nasıl nemlidir, Ellerin öyle yanar ufuk nasıl yanarsa, Yüzünü hatırlatır gökyüzünde ne varsa. Bir çıngırak sesidir uzaklarda kaybolan, Umulmadık bir anda bitiverir şarkılar, Kapanır yüzümüze o mermer kapılar, Özlemler ateş şimdi, anılar duman duman, Bir çıngırak sesidir uzaklarda kaybolan. Ak köpükler kararır, deniz görünmez olur, Çağırır yaşamaya bizi tek-tük ışıklar, Böylece üstümüze çöker de karanlıklar, Camlar bir bir kapanır, odalar, evler uyur, Ak köpükler kararır, deniz görünmez olur. ... Devamı

Sıyrılıp Gelen

2010-01-11 22:21:00

          SIYRILIP GELEN Soluk bir ay dolanıyor kentin üstünde her gece Her gece bilge bir gezgin tavrıyla adımlıyor yolunu Güz yanığı bir durgun sessizlikle örtülü her şey ve yırtılmış bir tül gibi savrulup duruyor zaman Suların sesini dinle şimdi ormanın fısıldayışlarını usulca yarılıyor dağların göğsü bir aşkı dinlendirmek için Ve gözleri uzak yamaçlarda aranıp dururken bir şeyleri sessiz ve sakin beklemekte bekledikçe bileylenen yürek Belli ki dağların, denizlerin ve göllerin üzerinden sıyrılıp gelmektedir seher Belli ki yakındır doğayı ve hayatı sarsacak saat   Ahmet Telli                 ... Devamı

BURUK BİR ACI

2009-12-07 23:15:00

  BURUK  BİR ACI   Yaşlı adam, bir konfeksiyon mağazasına ait Çocuk kıyafetlerine    baktıktan sonra, ilerideki yeşillikte oynayan çocukların en zayıfına dönerek:  Küçüüük!... diye seslendi. Bana biraz yardımcı olur musun Çocuk, hafta sonlarında yaptıkları misket oyununu ilk defa kazanmış olmasına rağmen arkadaşlarını bırakıp geldi. 7-8  yaşlarındaydı ve üzerindeki elbiseler, "tek kelimeyle" dökülüyordu. Yaşlı adam, çocuğun saçlarını okşadıktan sonra Vitrindeki elbiseyi giymeni istemiştim, dedi Bakalım üzerine uyacak mı? Çocuk, bu teklifi ilk önce şaka sandı. Ama adam son derece ciddiydi Onunla birlikte mağazaya girerken, ilk önce rüyâda olup olmadığını, daha sonra da şimdiye kadar yeni bir elbise giyip giymediğini düşündü. Genellikle ailedeki büyük çocuğa alınan veya komşular tarafından verilen giyecekler, elbiselerin ona dar gelmesiyle birlikte ortanca kardeşe kalır, birkaç sene sonrada dizleri aşınmış veya delinmiş vaziyette kendisine yamanırdı. Ama her zaman "hasta" dedikleri babasının ne kadar zor para kazandığını bildiğinden, bu işe bir kere itiraz etmemişti. Şimdi ise, ilk defa yeni bir elbisesi olacaktı. Üstelik de bayrama üç gün kala...  Çocuk, yaşlı adamın gösterdiği elbiseleri giydiğinde, büyümüş olduğunu ilk defa farketti. Çizgili kadifeden yapılmış pantolon, bacaklarının ne kadar uzun olduğunu ortaya koyarken, yeni ceketi de omuzlarını iyice geniş göstermişti. Fakat hepsinin üzerine giydiği kaban bir başkaydı ve artık üşümeyecekti. Çocuk, biraz önce kazandığı misketleri onun cebine bıraktığında, iyice keyiflendi. İrili ufaklı misketler, gayet derin olan ceplerin bir köşesinde kalmıştı. Demek ki herbir cep, en az elli misket alabilirdi.  Yaşlı adam, çocuğu sağa sola döndürdükten sonra, elbiselerin paketlenmesini istedi. Ve iş tamamlandığında, tezgâhtara dönerek: "Elbiseleri to... Devamı

İYİLİK

2009-10-31 19:42:00

<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="600" height="419" background="http://img2.blogcu.com/images/n/e/r/nergizcankul/yaldizceviz.jpg"><!-- MSTableType="layout" --><tr><td valign="top" width="46" height="49"><!-- MSCellType="ContentBody" --></td><td valign="top" width="566" height="49"><!-- MSCellType="ContentBody" --></td><td valign="top" width="48" height="49"><!-- MSCellType="ContentBody" --> </td></tr><tr><td valign="top" width="46" height="382"><!-- MSCellType="ContentBody" --></td> <td valign="top" width="566" height="382" background="http://img2.blogcu.com/images/n/e/r/nergizcankul/iczemin.jpg" align="center"><!-- MSCellType="ContentBody" --><p> <img border="0" src="http://img2.blogcu.com/images/n/e/r/nergizcankul/resimgulsari.jpg" width="547" height="349">  İYİLİK İyilik kavramıyla vefa kavramı yan yana durur. İyilik yapan,başkabirisine dar anında yardımcı olan her kişi ister istemez karşıdan "vefa" bekler.Bu nedenle "iyilik yap denize at" deyişi kullanılır. Karşılık beklenmiyor gibi davranılsa da her iyiliğin bir şekilde geri döneceği düşünülür.Bir kurdu avcılar fena halde sıkıştırmıştır. Kurt ormanda oraya buraya kaçmakta, ancak peşindeki avcıları bir türlü ekememektedir. Canını kurtarmak için deli gibi koşarken bir köylüye rastlar. Köylü elinde yabasıyla tarlasına girmektedir.Kurt adamın önüne çöker ve yalvarmaya başlar: "Ey insan ne olur yardım et bana, peşimdeki avcılardan kaçacak nefesim kalmadı, eğer sen yardım etmezsen biraz sonra yakalayıp öldürecekler."Köylü bir an düşündükten sonra yanındaki boş çuvalı açar, kurda içine girmesini söyler. Çuvalın ağzını bağlar, sırtına vurur ve yürümeye devam eder. Birka&ccedi... Devamı