nergizcankul 8 Takipçi | 6 Takip
Kategorilerim
<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<
Diğer İçeriklerim (245)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (8)

SEVGİ-ZENGİNLİK-BAŞARI

2009-08-05 18:27:00

<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="550" height="319" background="http://img2.blogcu.com/images/n/e/r/nergizcankul/4.jpg"><!-- MSTableType="layout" --><tr><td valign="top" width="16" height="19"><!-- MSCellType="ContentBody" --></td><td valign="top" width="566" height="19"><!-- MSCellType="ContentBody" --></td><td valign="top" width="18" height="19"><!-- MSCellType="ContentBody" --> </td></tr><tr><td valign="top" width="16" height="382"><!-- MSCellType="ContentBody" --></td> <td valign="top" width="566" height="382" background="http://img2.blogcu.com/images/n/e/r/nergizcankul/arkaplan2.jpg" align="center"><!-- MSCellType="ContentBody" --><p> <img border="0" src="http://img2.blogcu.com/images/n/e/r/nergizcankul/sevgi1.jpg" width="580" height="200"></p>  Alışverişe gitmek üzere evden çıkan bir kadın, kapısının karşısındaki kaldırımdaoturan bembeyaz sakallı üç yaşlıyı görünce önce duraksadı,sonra onları, tüm içtenliğiyle evine davet etti: "Burada böyle oturduğunuza göre, üçünüz de kesinlikle acıkmış olmalısınız" dedi. "Lütfen içeri gelin, size yiyecek bir şeyler hazırlayayım."Üç yaşlıdan biri, kadına, eşinin evde olup olmadığını sordu. Kadın, eşinin biraz önce çıktığını, şu anda evde olmadığını söyledi. Yaşlı adam, başını iki yana salladı:"Eşiniz evde değilse, biz de davetinizi kabul edemeyiz" dedi. Aksam eşi geldiğinde kadın, karşı kaldırımdaki yaşlı adamlarla arasında geçen konuşmayı anlattı. "Senin evde olmadığını öğrenince, içeri girmek istemediler" dedi. Yaşlı adamların bu davranışlarını öğrenince, kadının eşi üzüldü. "Bir bakıversene dışarı" dedi. "Hâlâ oradalarsa, şimdi davet edebilirsin eve." Kadın k... Devamı

ÖLÜMSÜZ KIRMIZI GÜLLER

2009-05-30 16:28:00

<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="600" height="419" background="http://img2.blogcu.com/images/n/e/r/nergizcankul/4.jpg"><!-- MSTableType="layout" --><tr><td valign="top" width="16" height="19"><!-- MSCellType="ContentBody" --></td><td valign="top" width="566" height="19"><!-- MSCellType="ContentBody" --></td><td valign="top" width="18" height="19"><!-- MSCellType="ContentBody" --> </td></tr><tr><td valign="top" width="16" height="382"><!-- MSCellType="ContentBody" --></td> <td valign="top" width="566" height="382" background="http://img03.blogcu.com/images/n/e/r/nergizcankul/bk_1243690279.gif"><!-- MSCellType="ContentBody" --><p> <img border="0" src="http://img03.blogcu.com/images/n/e/r/nergizcankul/22_1243690820.jpg" width="400" height="400"></p>  Kan rengi, kıpkırmızı güllere bayılırdı. Zaten onlarla adaştı da Kocasının sevgili Rose idi...Her Sevgililer Gününde kapısının önünde bulduğu enfes fiyonklarla süslü kucak dolusu kırmızı güllerle kutlardı. Hiç aksamadan. Hatta, eşini kaybettiği yıl dahi kapısı çalınmış, gülleri kucağına bırakılmışıtı.Tıpkı geçmişte olduğu gibi, küçük bir kartla birlikte. Her yıl güllere iliştirdigi karta ayni cümleleri yazardı : "Seni bu sene, geçen senekinden daha çok seviyorum." Birden, bunların son gülleri oldugunu düsündü. Önceden ısmarlamış olmalıydı. Öleceğini nasıl bilebilirdi? Zaten her şeyi önceden planlamayı ve yapmayı severdi. Gülleri özenle içeri taşıdı. Saplarını kesti, vazoya yerleştirdi. Vazoyu da konsolun üzerine, eşinin kendisine, gülümseyen fotoğrafının yanına koydu. Orada kocasının koltuğunda oturup saatlerce gülleri ve fotografı seyretti. Sessizce... Bitmek bilmeyen bir yıl ge&cced... Devamı

ANNELER GÜNÜ-ANNENİN GÖZ YAŞLARI

2009-05-10 01:10:00

<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="600" height="419" background="http://img.blogcu.com/uploads/nergizcankul_birannestrip.jpg"><!-- MSTableType="layout" --><tr><td valign="top" width="36" height="39"><!-- MSCellType="ContentBody" --></td><td valign="top" width="566" height="39"><!-- MSCellType="ContentBody" --></td><td valign="top" width="38" height="39"><!-- MSCellType="ContentBody" --> </td></tr><tr><td valign="top" width="36" height="382"><!-- MSCellType="ContentBody" --></td> <td valign="top" width="566" height="382" background="http://img.blogcu.com/uploads/nergizcankul_birannebk2.jpg" align="center"><!-- MSCellType="ContentBody" --><p> <img border="0" src="http://img.blogcu.com/uploads/nergizcankul_biranneresimresim.JPG"width="456" height="500"></p> ANNENİN GÖZ YAŞLARI  Orta yaşlı kadın, evin içinde telaşlı bir haldeydi. Eşyaların yerini değiştiriyor, örtüleri düzeltiyor, arada bir mutfağa gidip pişmekte olan yemeğe bakıyor, tekrar salona dönüyordu. Sokaktan gelen her seste pencereye koşuyor, her duyduğu kapı zilinde de, başkasının zili olduğunu anlayıp üzülüyordu.Başka şehirde iş bulan oğlu, hem uzak yerde olduğundan hem de izin alamadığından 2 aydır gelememişti. Orta yaşlı kadın, büyük bir özlemle oğlunun gelmesini ümit ediyor, kulağı zil sesinde, ayak sesinde telaşla bekliyordu. Her anneler gününde, çocuğunun ona “Anneciğim, annler günün kutlu olsun” diyerek, boynuna sarılmasına öyle alışmıştı ki, sanki oğlu kapıdan giriverecek ve koşup boynuna sarılacaktı, sonra da onun için hazırladığı tatlılardan yiyecekti. Oysa oğlu geleceğini söylememişti ki. Kadın, boynu bükük düşündü, “-ya gelmezse, ya izin alamadıysa.” İçini &o... Devamı

BEN SENİ SEVDİKÇE VARIM

2009-03-26 17:17:00

<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="600" height="419" background="http://img.blogcu.com/uploads/nergizcankul_anne14srt1.jpg"><!-- MSTableType="layout" --><tr><td valign="top" width="26" height="29"><!-- MSCellType="ContentBody" --></td><td valign="top" width="566" height="29"><!-- MSCellType="ContentBody" --></td><td valign="top" width="28" height="29"><!-- MSCellType="ContentBody" --> </td></tr><tr><td valign="top" width="26" height="382"><!-- MSCellType="ContentBody" --></td> <td valign="top" width="566" height="382" background="http://img.blogcu.com/uploads/nergizcankul_anne14bg.jpg" align="center"><!-- MSCellType="ContentBody" --><p> <img border="0" src="http://img.blogcu.com/uploads/nergizcankul_anne14pic1.jpg" width="520" height="174"></p> BEN SENİ SEVDİKÇE VARIM Hep ertelenen bir an, hiç yaşanmamaya mahkumdur.Düşlerin bekleyişini yalnızca bir hüsran karşılayacaktır. Mevsimleri sayarsak, ömür baharsız tükenir gider. Sevdiğinizi bulmak ya da bulduğumuzu sevmek tercihi enzor olan iki seçenektir bu sınavda... Boşuna akan ırmaklar mıvar yüreğimizde, sebepsiz mi coşkun bir denizde maviyehasretliğimiz? Ufukta görünen o ki, mutluluk tek kişiliktiraslında. Karşımızdakinin çabasına ihtiyacı yoktur mutluluğun.Aşkın da sevdiğin kadar büyüktür. Sevdiğin sürece meydanokur dünyaya. Hasretle beklenen gelmez hiçbir zaman,o hasreti yalnız tüketirsin. Karşılık bulmuyorsa sevda,umut değil, kendini hükümdar sanan köleler üretir, dönemezsin.Ama boşa geçmemiştir dolan vakit. Heba olan şiirlerin de değildir. Türkülerin diliyle yas tuttuğun geceler, sırdaşlığını hiç terk etmez.Kıymetini bilmediğin kır çiçekleri yeniden açar, o gül solark... Devamı

KıNaLı ALİ ''İŞTE BİZİM ŞEHİT ANALARIMIZ''

2009-03-19 02:03:00

<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="600" height="419" background="http://img1.blogcu.com/images/n/e/r/nergizcankul/asefallgoldstrip.jpg"><!-- MSTableType="layout" --><tr><td valign="top" width="36" height="39"><!-- MSCellType="ContentBody" --></td><td valign="top" width="566" height="39"><!-- MSCellType="ContentBody" --></td><td valign="top" width="38" height="39"><!-- MSCellType="ContentBody" --> </td></tr><tr><td valign="top" width="36" height="382"><!-- MSCellType="ContentBody" --></td> <td valign="top" width="566" height="382" background="http://img2.blogcu.com/images/n/e/r/nergizcankul/mehmetcik_1237421526.jpg" align="center"><!-- MSCellType="ContentBody" --><p> <img border="0" src="http://img.blogcu.com/uploads/nergizcankul_resim552ni.jpg" width="480" height="400"></p> KıNaLı ALİ ''İŞTE BİZİM ŞEHİT ANALARIMIZ''Üst teğmen Faruk cepheye yeni gelen askerleri kontrol ediyor bir taraftan da onlarla laflıyordur. Bir ara saçının ortası sararmış bir çocuk görür. Merakla "Adin ne senin evladım" diye sorar. Çocuk "Ali" diye cevap verir. "Nerelisin?" Ali "Tokat Zile'liyim komutanım" diye yanıt verir. "Peki evladım bu kafanın hali ne?" Ali, "Anam cepheye gelirken kına yaktı komutanım" "Neden?" der komutan. Ali,"Bilmiyorum komutanım" diye yanıt verir. O günden sonra herkes Ali'ye KINALI ALI demeye baslar. Herkes kafasındaki kınayla dalga geçmektedir ancak Ali kısa sürede cana yakın ve cesur tavırlarıyla tüm arkadaşlarının sevgisini kazanır. Bir gün ailesine mektup yazmak ister ancak Ali nin okuma yazması yoktur. Arkadaşlarından yardim ister ve hep beraber başlarlar yazmaya. Ali söyler arkadaşları yazar. "Sevgili anacığım ellerinden öper çokça selam ederim. iyi olmanızı Cenab-i Haktan niyaz ederim. Kardeşim Zeynep ve dahi k... Devamı