nergizcankul 8 Takipçi | 6 Takip
Kategorilerim
<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<
Diğer İçeriklerim (245)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (8)

ATATÜRK'ÜN SON YILLARI VE ÖLÜMÜ

2007-11-10 01:17:00

  <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="600" height="419" background="http://img.blogcu.com/uploads/nergizcankul_yeni_taturk_cercevesi.JPG"><!-- MSTableType="layout" --><tr><td valign="top" width="6" height="9"><!-- MSCellType="ContentBody" --></td><td valign="top" width="566" height="9"><!-- MSCellType="ContentBody" --></td><td valign="top" width="8" height="9"><!-- MSCellType="ContentBody" --> </td></tr><tr><td valign="top" width="6" height="382"><!-- MSCellType="ContentBody" --></td> <td valign="top" width="566" height="382" background="http://img.blogcu.com/uploads/nergizcankul_yeni_zemin_ataturk.JPG" align="center"><!-- MSCellType="ContentBody" --><p>ATAMIZIN ÖLÜM YILDONÜMÜNÜ SAYGIYLA ANIYORUZ RUHUN SAD OLSUN ATAM.  <img border="0" src="http://img.blogcu.com/uploads/nergizcankul_en_yenisi.JPG"width="580" height="406"></p>      ATATÜRK'ÜN SON YILLARI VE ÖLÜMÜ   Atatürk'ün ilk hastalık belirtisi 1937 yılında ortaya çıktı. 1938 yılı başlarında Yalova'da bulunduğu sırada, ciddî olarak hastalandı. Buradaki tedavi olumlu sonuç verdi. Fakat tamamen iyileşmeden Ankara'ya yaptığı yorucu yolculuk, hastalığının artmasına sebep oldu.    Bu tarihlerde Hatay sorununun gündemde olması da onu yormaktaydı. Hasta olmasına rağmen, Mersin ve Adana'ya geziye çıktı. Kızgın güneş altında askerî birliklerimizi teftiş edip tatbikat yaptıran Atatürk, çok yorgun düştü. Ülkü edindiğimillî dava uğruna kendi sağlığını hiçe saydı. Güney seyahati hastalığının artmasına sebep oldu. 26 Mayıs'ta Ankara'ya döndükten sonra tedavi ve istirahat için İstanbul'a gitti. Doktorlar tarafından, siroz hastalığı teşhisi kondu. Deniz havası iyi geldiği için, Savarona Yatı'nda bir süre dinlendi. Bu durumda bile ülke sorunlarıyla ilgilenmeye devam etti. İstanbul'a ... Devamı

GÜL YAPRAGI

2007-10-31 00:26:00

  <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="600" height="419" background="http://img.blogcu.com/uploads/nergizcankul_favoritegoldenstrip.jpg"><!-- MSTableType="layout" --><tr><td valign="top" width="16" height="19"><!-- MSCellType="ContentBody" --></td><td valign="top" width="566" height="19"><!-- MSCellType="ContentBody" --></td><td valign="top" width="18" height="19"><!-- MSCellType="ContentBody" --> </td></tr><tr><td valign="top" width="16" height="382"><!-- MSCellType="ContentBody" --></td> <td valign="top" width="566" height="382" background="http://img.blogcu.com/uploads/nergizcankul_gullum.JPG" align="center"><!-- MSCellType="ContentBody" --><p>  <img border="0" src="http://img.blogcu.com/uploads/nergizcankul_favoritepic.jpg" width="570" height="600"></p>         GÜL YAPRAGI Bir kaç gönül insanı idiler. Sabahın ilk saatlerinde bir kıraathanede buluşurlar, gönülden gönüle kurulmuş köprüler ile halleşirlerdi. Oturdukları masada ağızına kadar dolu bir bardak su bulunurdu. Hanibir damla daha eklense taşacak kadar dolu. Bilenler bilirdi bu dolu bardağın manasını. Anlamayanlar ise onların bu hallerini de anlamaz ve sorma gereği dahi duymazlardı.   Bir sabah biri yaklaştı masalarına, oturmak için izin istedi. Masadakilerden biri başıyla ağızına kadar dolu bardağı işaret etti. "Bir damla daha... taşırır bu bardağı" dedi Gelen kişi cebinden bir gül yaprağı çıkardı ve ağazına kadar su dolu bardağa usulca koydu . Bir tek damla bile taşmamıştı. "Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardır" dediler "Hoşgeldin"   Son damlalarda hep bir gül yaprağı olabilmek ümidi ile...     Yazarı Bilinmiyor             <br><p></td><td valign="top" width="18" height="382"><!-- MS... Devamı

TÜRKİYEMİN BAŞI SAĞOLSUN EY ŞEHİDİM KANIN YERDE KALMAYACAK...

2007-10-22 02:44:00

  <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="600" height="419" background="http://img.blogcu.com/uploads/nergizcankul_arka_sehit.jpg"> <!-- MSTableType="layout" --><tr> <td valign="top" width="26" height="29"><!-- MSCellType="ContentBody" --></td> <td valign="top" width="566" height="29"><!-- MSCellType="ContentBody" --></td><td valign="top" width="28" height="29"> <!-- MSCellType="ContentBody" --> </td></tr><tr><td valign="top" width="26" height="382"><!-- MSCellType="ContentBody" --> </td>  <td valign="top" width="566" height="382" background="http://img.blogcu.com/uploads/nergizcankul_zemin_askerler_olmez.JPG" align="center"> <!-- MSCellType="ContentBody" --><p>   <img border="0" src="http://img.blogcu.com/uploads/nergizcankul_askerimize.jpg" width="500" height="252"></p>       Şanlı Askerim;Kanın yerde kalmadı, kalmaz! Türk'ün döktüğü her gözyaşı acılarla bilenen kinimize kin ekliyor. Türk analarının döktüğü her gözyaşı yüreğimize akan alev.. Vatan için kan, vatan için can, vatan için mal, vatan için ne gerekiyorsa hepsini fedaya hazır bir ruhla; mücadeleye yeni başlamış gibi aynı hız, azim ve kararlılıkla düşmanların üzerine demir bir yumruk gibi, yıldırım gibi inmeye hazırız. Hainlerle hesaplaşma gününe kadar acımız son bulmayacaktır. “Ürkekliğe yer yok yüreğimizde... Korkuya elveda… Bin canım olsa, bin kez veririm yoluna… Vatan sana canım feda…”   Her Türk asker doğar!   <img border="0" src="http://img.blogcu.com/uploads/nergizcankul_askerimize3.jpg" width="485" height="326"></p><br><br><br><br>  <br><p></td><td valign="top" width="18" height="382"><!-- MSCellType="ContentBody" --> </td></tr><tr><td valign="top" widt... Devamı

KUMSALDA

2007-10-20 02:40:00

  <table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" width="600" height="419" background="http://img.blogcu.com/uploads/nergizcankul_isimsiz2strip.jpg"> <!-- MSTableType="layout" --><tr> <td valign="top" width="26" height="29"><!-- MSCellType="ContentBody" --></td> <td valign="top" width="566" height="29"><!-- MSCellType="ContentBody" --></td><td valign="top" width="28" height="29"> <!-- MSCellType="ContentBody" --> </td></tr><tr><td valign="top" width="26" height="382"><!-- MSCellType="ContentBody" --> </td>  <td valign="top" width="566" height="382" background="http://img.blogcu.com/uploads/nergizcankul_denizzemin.JPG" align="center"> <!-- MSCellType="ContentBody" --><p>      <img border="0" src="http://img.blogcu.com/uploads/nergizcankul_AgelessImagesO.jpg" width="319" height="432"></p>   KUMSALDA Küçük bir çocuk okyanus kıyısında babasıyla birlikte yürüyordu. Birdenbabasına döndü ve "Babacığım biraz deniz kıyısında oynayabilir miyim" diye sordu . Babası "Peki oğlum, ama lütfen yanımdan çok fazla uzağa gitme" diye cevap verdi. Küçük çocuk babasına söz verdi ama babası arkasını döner dönmez hemen bir kaçadım daha fazla attı. Artık okyanusun dalgalarının onun küçük ayakparmaklarını yalıyordu. Bu cocuğun çok hoşuna gitti ve bu dalga köpüklerininbiraz daha içine yürürsem babam nereden bilecek ki" diye geçirdi içinden. Babası o anda panikledi ve "Oglum dikkat et , ne söz vermiştin bana az önce " diye bağırdı Fakat çocuk sevinç içinde oynamasına devam ediyordu. "Hayır baba , burası çok eğlenceli , su anda sana ihtiyacım yok" diye yanıt verdi. Babası bu durumda sessiz kalmaya karar verdi, insanın bazen öğrenmek içinderslere ihtiyacı vardı. Fakat o anda çocuk dalgaların daha da içine doğru gitmeye basladı , dalgalarartık beline kadar gelmişti. Baba yüreği buna daha fazla dayanamadı tekrarseslend... Devamı

BAYRAM KUTLAMASI

2007-10-11 22:36:00

Güzellik, birlik, beraberlik dolu, sevdiklerinizle birlikte sağlıklı, mutlu, huzur dolu bayramlar diliyorum. Devamı